Norveç Tüketici Konseyi’nin 80 sayfalık raporu, bazı şirketlerin yazılım ve hizmet politikalarıyla ürünleri zamanla bilinçli biçimde “kötüleştirdiğini” öne sürüyor.
Norveç’in devlet destekli tüketici kuruluşu Norveç Tüketici Konseyi (Forbrukerrådet), teknoloji dünyasını yakından ilgilendiren kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, bazı teknoloji şirketlerinin kullanıcı ürünü satın aldıktan sonra cihaz veya yazılım performansını kasıtlı şekilde düşürdüğü iddia ediliyor.
27 Şubat tarihli ve 80 sayfalık rapora göre bu durumdan en çok etkilenen ürün grupları arasında akıllı cihazlar, yazıcılar, video oyunları ve bağlantılı otomobiller bulunuyor.
“Önce cezbedip sonra kötüleştirme” döngüsü

Raporda, internet kültüründe kullanılan “enshittification” kavramına yer veriliyor. Bu yaklaşım, bir ürün ya da hizmetin zaman içinde kullanıcı lehine olmaktan çıkarılıp şirket çıkarları doğrultusunda adım adım zayıflatılması sürecini anlatıyor.
Kurumun aktardığına göre şirketler genellikle üç aşamalı bir yol izliyor. İlk etapta kullanıcıyı çekmek için gerçekten güçlü ve cazip bir deneyim sunuluyor.
Sonrasında ürün ya da hizmet, iş ortakları ve şirketin ticari hedefleri doğrultusunda yavaş yavaş geriletilebiliyor. Nihai aşamada ise hem kullanıcılar hem de iş ortakları daha fazla ödeme yapmaya zorlanırken kârın en üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor.
Araştırma, dijital ürünlerin bu döngüye özellikle açık olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü ürün satın alındıktan sonra bile yazılım güncellemeleri ile özellikler uzaktan değiştirilebiliyor, bazı işlevler kısıtlanabiliyor.
Güncellemelerle özelliklerin kısılması ve yeni ücret modelleri
Raporda, güncellemeler üzerinden kullanıcı deneyiminin değiştirildiği veya bazı işlevlerin geri plana itildiği örneklere vurgu yapılıyor. Bu örnekler, cihazların yalnızca donanımına değil, sonradan gelen yazılım kararlarına da bağlı hâle geldiğini gösteriyor.

Raporda öne çıkan örnek iddialar
Bağlantılı otomobillerde, yazılım güncellemesiyle bazı özelliklerin kısıtlanabilmesi raporda dikkat çekilen başlıklardan biri. Kullanıcı aracı satın almış olsa bile belirli fonksiyonların sonradan sınırlandırılabileceği ifade ediliyor.
Akıllı ev ürünlerinde zaman içinde özellik kaybı yaşanması veya daha önce sunulan bazı işlevler için abonelik zorunluluğu getirilmesi de örnekler arasında. Bu durum, tek seferlik satın alma beklentisini zayıflatan bir tablo oluşturuyor.
Yazıcılarda ise kartuş sistemi üzerinden kullanıcıların belirli markalara bağımlı hâle getirilmesi eleştiriliyor. Kartuş politikalarıyla seçeneklerin daralması, toplam kullanım maliyetini yükseltebiliyor.
Video oyunlarında da bir zamanlar tek seferlik satın alımla oynanabilen yapımların; reklamlar, sanal para birimleri ve ek gelir modelleriyle sürekli kazanç düzenine dönüştürülmesi raporda belirtilen bir diğer konu.

Avrupa’da tüketiciyi koruyacak yeni adımlar gündemde
Norveç Tüketici Konseyi, Avrupa Birliği’ne de çağrıda bulunarak teknoloji şirketlerinin daha sıkı izlenmesi gerektiğini savunuyor. Temmuz ayında yürürlüğe girmesi beklenen “Tamir Hakkı (Right to Repair)” düzenlemesinin, üreticilerin cihazların üçüncü taraflarca onarılmasını engellemesini zorlaştıracağı öngörülüyor.
Kurumun yanı sıra 28 farklı sivil toplum örgütü, AB’nin denetimi artırmasını talep ediyor. Ayrıca 2026’da gündeme gelmesi beklenen “Dijital Adalet Yasası” ile; karanlık tasarım yöntemleri, bağımlılık yaratabilecek uygulamalar ve tüketici aleyhine kişiselleştirme gibi başlıkların hedef alınacağı belirtiliyor.
